Bir Kadın Girişimcinin Kurduğu Dünyadaki En Değerli Şirket: Canva


Görsel içerik oluşturucu Canva, 200 milyon dolarlık yeni yatırımıyla değerlemesini 40 milyar doların üzerine taşıdı ve ByteDance, TikTok, SpaceX ve Klarna’yı takiben dünyanın en değerli beşinci start-up oldu.

Canva artık, dünyadaki bir kadın tarafından kurulan ve yönetilen en değerli şirket unvanına sahip.

Tişörtten broşürlere kadar herkesin tasarım yapmasına izin veren Canva, 200 milyon dolarlık yeni yatırımın ardından piyasadaki en değerli yazılım şirketlerinden biri olmayı başardı.

Canva kurucu ortağı ve CEO’Su Melanie Perkins ve ekibi, 2012 yılında Canva üzerinde çalışmaya başlamış, 2013’te ise piyasaya sürmüştü. 8 sene gibi kısa bir sürede Canva’nın 40 milyar dolar değerlemeye ulaşması oldukça önemli bir dönüm noktası.

Şirket geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, şirketin servetinin yüzde 30’unu hayır kurumlarına bağışlamayı planladığını da duyurdu.

Canva, kullanıcılara çok fazla ince tasarım yapmadan, yüz binlerce şablonla tamamlanmış bileşenleri tasarımlarına sürükleyerek iyi sonuçlar elde edebilecekleri bir platform sağlıyor. Premium ve ücretsiz kullanım seçeneğine sahip olan Canva, bir platform veya cihaz, dil veya fiyat fark etmeksizin herkes için erişilebilir bir platform.

Perkins, “Ücretsiz ürünümüzü kasıtlı olarak birkaç nedenden dolayı son derece cömert hale getiriyoruz. Hem pazarlamamız için hem de insanları tasarım yapmaları için güçlendirme misyonumuz açısından kritik öneme sahip” diyerek Canva’nın herkes için erişilebilir olmasının önemine dikkat çekiyor.

Tutkulu bir kadın girişimcinin hikayesi

Melanie Perkins’in yaratıcı fikirlerle kendi işini kurma isteği gençlik yıllarına dayanıyor. İlk ufak çaplı girişimi olan el yapımı atkıları tasarlayıp sattığında henüz 14 yaşındaydı.

Batı Avustralya Üniversitesi’nde Ticaret ve İletişim bölümünde okurken diğer öğrencilere tasarım dersleri veren Perkins, arkadaşlarının Photoshop ve Indesign gibi yazılımlarda zorlandığını fark edip üzerine düşünmeye başlaması ilk kıvılcımı ateşlemiş oldu.

2007’de, görsel iletişim ve yaratıcı tasarımların toplumda önemli rol oynayacağına inandığı için tasarım içeriklerinin mümkün olduğunca çok insana ulaşmasının gerektiği fikrini geliştirmeye başladı.

Perkins ve erkek arkadaşı Cli Obrecht, fikirlerini okul yıllıkları üzerinde test etmeye karar verdi. Fusion Books adını verdikleri, lise yıllıklarını çevrim içi olarak tasarlamayı sağlayan bir site kurdular. Canva sisteminin bir tür prototipi olan bu siteyi oluşturmak ve yazılımcılara ödeme yapmak için akrabalarından borç aldılar.

Birkaç yıl içerisinde Fusion, Avustralya’nın en büyük yıllık yayıncısı oldu ve daha sonra Fransa ve Yeni Zelanda pazarına açıldı.

Perkins, 2010 senesinde Fusion’daki fikri, Canva’ya taşıdı.

Perkins’in Avustralya’da olması, çoğu California’da bulunan büyük teknoloji yatırımcılarına ulaşmasını zorlaştırdı. Bu engeli aşmak için kardeşiyle birlikte 3 aylığına San Francisco’ya yerleşti. 100’den fazla sermayedarla görüştü ancak hepsi Canva’yı reddeti.

Üst üste engellerle karşılaşan Perkins’in şansı Hollywood aktörleri Woody Harrelson ve Owen Wilson’un ilgisini çekmesiyle döndü. Her iki Hollywood yıldızı da onun fikrini beğendi ve sermayedar Bill Tai ile birlikte Canva’ya yatırım yaptı.

Perkins’in şu sözleri ilk adımı atmakta çekinen insanlara ilham olacak nitelikte: “Herkes için zor olduğunu bilmek, herhangi bir maceranın reddedilmelerle dolu ve engellerle dolu olacağını bilmek – bir şekilde macerayı biraz daha az yalnızlaştırıyor. Ve dışardaymış gibi hisseden insanlar için bunu bilmek en önemli şey.”

Kaynak: Fortune

Previous Eğitim Teknolojileri Girişimi Maqsad'a 2.1 Milyon Dolarlık Tohum Öncesi Yatırım
This is the most recent story.

No Comment

Leave a reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir